Evlilik ve Çalışma İzni

evlilik-calisma-izniYabancı uyruklu bir kişinin, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ile evlenmesi halinde ikamet tezkeresi verileceğini ve bu işlemle ilgili gerekli belgelerin neler olduğunu oturma izni nasıl alınır başlıklı yazımızda bahsetmiştik. TC vatandaşı ile evli olan yabancının calısma izni almak istemesi halinde bir takım kolaylıklar getirmiştir.

Bu kolaylıklar istisnai çalışma izni kapsamında değerlendirilmektedir. Bu izin türünde; ikamete ilişkin süre koşulu aranmaksızın Türkiye’de kanuni olarak bulunanlar diğer şartları da taşımaları halinde ÇSGB tarafından çalışma izni verilmektedir.

İstisnai Çalışma izni kriterlerine sahip olmasına rağmen ÇSGB tarafından sehven hata yapılarak izin başvurusunun red edilmesi halinde yabancının önce itiraz sonra ise mahkemeye başvurma hakkı vardır. Aşağıda Ankara 10. İdare Mahkemesinin “çalışma izni verilmesi” gerektiği yönündeki kararını okuyabilirsiniz.

Burada son olarak belirtmek istediğimiz önemli husus şudur; Yabancının evli kalma süresi “üç yılı” doldurmadan evliliğin sona ermesi halinde veya evliliğin aile birliği kurmak amacıyla yapılmadığının belirlenmesi durumunda (formalite evlilik gibi), çalışma izin belgesi geçerliliğini kaybedecektir. Sadece çalışma izin belgesi değil oturma iznin iptali de gündeme gelecektir. Sahte evlilik halinde izin iptal edilmektedir.

ANKARA 10. İDARE MAHKEMESİ

Esas No: 2005/0613   Karar No: 2005/1582   Tarih: 12.10.2005

DAVANIN ÖZETİ: İtalyan vatandaşı olup Türk vatandaşı ile 1980 yılında evlenen ve Türkiye’ de geçici süreli çalışma izni alan davacının, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Yasanın 8. maddesinin (a – e) bentleri ile Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanununun Uygulama Yönetmeliğinin 44. maddesi ve mevzuatın ilgili diğer hükümleri uyarınca istisnai çalışma kapsamında kendisine “süresiz çalışma ve oturma izni” verilmesi konusunda gerekli işlemin yapılması istemiyle yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin; kendisinin 4817 sayılı Kanunda yer alan bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle “Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşama” koşulunu gerçekleştirmekle kalmayıp, aynı Kanunun 8-e bendinde bahsi geçen, “Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşları”na bu kanunda öngörülen sürelere tabi olmaksızın çalışma izni verilebilir’ hükmünde yer alan AB vatandaşı olma şartını da taşıdığı ileri sürülerek iptali istemektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının talebinin işleme alınmayarak 25.03.2005 tarih ve 47229765-19385 sayılı yazı ile dosyasının iade edildiği, bu iade işleminin talebin reddi anlamına gelmemekte olup, zamanı geldiğinde yapılması gereken başvuru için evrakların ilgilisine teslim işlemi olduğu, yasa gereği davacının mevcut izninin bitiminden 2 ay öncesine kadar veya bitimi takip eden 15 gün içerisinde yapacağı izin uzatma başvurusunun değerlendirilerek sonucunun ilgiliye bildirileceği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:  Dava, İtalyan vatandaşı olup Türk vatandaşı ile 1980 yılında evlenen ve Türkiye’de geçici süreli çalışma izni alan davacının, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Yasanın 8. maddesinin a-e bentleri ile Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanununun Uygulama Yönetmeliğinin 44. maddesi ve mevzuatın ilgili diğer hükümleri uyarınca istisnai çalışma kapsamında kendisine süresiz çalışma ve oturma izni verilmesi konusunda gerekli işlemin yapılması istemiyle yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 8. maddesinin ( a ) bendinde, bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan veya evlilik birliği en az üç yıl sürdükten sonra sona ermiş olmakla birlikte Türkiye’de yerleşmiş olan yabancılar ile bunların Türk vatandaşı eşinden olan çocuklarına, ( e ) bendinde de, Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşları ile bunların Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşı olmayan eş ve çocuklarına, Türkiye’nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe bu Kanunda öngörülen sürelere tabi olmaksızın çalışma izni verilebileceği hükmü yer almakta olup, bu Kanuna gö¬re 29.08.2003 tarih ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin Türk vatandaşı ile evli olanlar başlıklı 44. maddesinin birinci fıkrasında, bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancılardan; ikamete ilişkin süre koşulu aranmaksızın Türkiye’de kanuni olarak bulunanların, doğrudan Bakanlığa istisnai çalışma izni başvurusunda bulunabileceği, ikinci fıkrasında da, evli kalma süresi üç yılı doldurmadan evliliğin sona ermesi veya evliliğin aile birliği kurmak amacıyla yapılmadığının belirlenmesi durumunda, çalışma izin belgesi geçerliğini kaybedeceği, bu belge ile çalışmaya devam edilmesi, kaçak çalışma ve çalıştırma kapsamında değerlendirileceği, Bakanlığın bu kapsamda verdiği çalışma izin belgelerine bu konuyla ilgili bilgilendirici kayıtları düşeceği belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, İtalyan vatandaşı olup Türk vatandaşı ile 1980 yılında evlenen ve Türkiye’de geçici süreli çalışma izni alan davacının, bu geçici süreli çalışma izninin 15.06.2006 tarihinde biteceğinden bahisle 16.09.2004 tarihinde 4817 sayılı Kanun gereği süresiz çalışma ve izin istemiyle başvurduğu, 17.12.2004 ve 20.12.2004 tarihlerinde davalı idareye bir karar verilip verilmediğini sorduğu, 06.01.2005 ve 10.01.2005 tarihlerinde tekrar talepte bulunduğu, davalı idarece bir cevap verilmemesi üzerine 15.03.2005 tarihinde Mahkememizde dava açtığı anlaşılmaktadır.

Davalı idarece verilen savunma dilekçesinde, dosyanın iade işleminin talebin reddi anlamına gelmemekte olup zamanı geldiğinde yapılması gereken başvuru için evrakların ilgilisine teslim işlemi olduğu, yasa gereği davacının mevcut izninin bitiminden 2 ay öncesine kadar veya bitimi takip eden 15 gün içerisinde yapacağı izin uzatma başvurusunun değerlendirilerek sonucunun ilgiliye bildirileceği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmakta ise de; davacının talebi çalışma ve oturma izninin uzatılması olmayıp, süresiz çalışma ve oturma izni verilmesini içermektedir. Bu durumda, süresiz oturma ve çalışma izni talebinde bulunan davacının talebinin 4817 sayılı Yasanın 8. maddesinin ( a ) ve ( e ) bentleri ile Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 44. maddesi kapsamına girip girmediği hususlarının davalı idarece değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla izin süresi sona ermeden de uzatma başvurusunda bulunulabileceği, davacının ise erken başvuruda bulunduğu iddiaları yerinde görülmediğinden, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, DAVANIN KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, OYBİRLİĞİ İLE KARAR VERİLDİ.

Author

2004 yılında kurulan Anka Patent ve Danışmanlık Ltd. Türkiye'deki yabancıların çalışma ve oturma izinlerinin alınması konusunda danışmanlık hizmeti veren bir firmadır. Kadromuz Ekonomi, Hukuk ve Sosyoloji mezunlarından oluşmaktadır. Bizleri 0212 243 44 70 ✆ ve 0212 243 44 71 ✆ numaralı telefondan veya 0532 731 89 45 (WhatsApp) hattından ulaşarak, danışmanlık ücretlerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.